Parodimansion 3.Bölüm

 

Hepsi farklı kapsüllerden birbirlerine bakmaktaydılar. Yarı baygın halde Çelik kapsülü kırmayı denedi ama bir işe yaramadı. Şimdi de onları test odalarına götürüyorlardı. Uzay görüntü olarak bir şey hatırlamasa da duyduğu sesler şöyleydi:

“+’TAcıvobon7onğ ıwğnUŞŞf IUug IYF *tıkırt *tokurt”

“J PU=/ĞOISNL” sonra kulağının arkasında bir acı hissetmişti.

“Tamam hallettim. Sanırım tüm iletişim kanallarını aktif ettim.”

“Sağlık durumu da iyi duruyor.”

 *hışırt 800mg büronyum verelim.” Sonrasında Uzay bayıldı. Sonra ise ayıldı.

“Siz kiiimmsiiiiniiz…” cümle kurmak için fazla yorgundu ve bayıldı.

QĞ-12*12345 evreninde yaklaşık 123 yıldır paralel evrenler arası yolculuk edilebiliyordur, üstelik bizim evrenle, bantların kaybolan uçlarını bulmak için yeni bir yöntem keşfedene kadar aynıydılar (tabii bu evrendeki insanların daha kısa boylu ve daha maymuna benzer olmaları dışında). Bu evrendeki bir kurum olan EAAB’ın (Evrenler Arası Araştırma Birliği) en büyük amaçlarından biri kendi evrenlerindeki sorunları çözmek için sonsuz olasılığın gücünden yararlanmaktır. Paralel evrenler arası yolculuk edebilince işlerin kolay olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yaklaşık 10 üzeri 947924691178019791649761097621767627016041640714642706476197610974617 tane evren kataloglanmış olsa da bu sayı tüm evrenlerin yüzde 0,0000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000001 bile yapmamaktadır. EAABda işler şöyle yürür, gezginler ekibi, evrenler arası gidip gelerek oradaki evrenlerden bilgi edinirler ve bu bilgileri süper bilgisayarlar yardımıyla özel tasarlanmış veri tabanlarına aktarırlar. Bu veri tabanlarının her bir biti yeterli genişlemeye ulaşmış ve bundan dolayı sonsuz durgunluğa ulaşmış evrenlerden oluşmaktadır. Ters ateşleme denilen bir teknikle bu evrenlerde yeni bir kozmik enflasyon oluştururlar. Bu genişlemeyi tamamen kontrol edebildikleri için o evrende tam da istedikleri gibi canlı formlarının oluşmasını sağlarlar. Bu canlı formları da verilen bilgiyi öyle bir işler ki o tek bir veriden çok fazla yorum ve sonuç üretirler ayrıca diğer bitlerle (evrenlerle) de bağlantılı oldukları için bu işlenen verilerle yapay nöral ağlar oluşturulur tabii ki kozmik ölçekte bir ağ. Böylece veri depolanmakla kalmaz ayrıca depolandığı süre boyunca ekstra çaba sarf etmeden yeni verilerin elde edilmesi sağlanır ama bu evrenlere yolculuk edilemez çünkü bu evrenler yapay evrenlerdir. Bu aşamalarda elde edilen veriyi, uzman kozmik ağ geliştiricileri omnimetre denilen özel aygıtlara aktarırlar. Bu aygıtlar bir silahın tutmaç ve tetik kısımlarını içeren ama bunların üstünde bir ekran ve tuhaf bir nişan kısmı olan bir cep bilgi işleme, ölçme, üretme ve keşfetme aracıdır. Aynı zaman da silahın şarjörünün olduğu kısımda, bu alet ışınlanma diskleri barındırır. Bunun amacı zorlu evren koşullarından daha hızlı kurtulmaktır. Işınlanma disklerini kullanmak için tek yapmanız gereken ışınlanmak istediğiniz yere hedef alıp tetiği çekmek ve oraya bir disk bırakmak sonra ise ışınlanmayı hayal etmeniz yeterli. Bu adımları uygularsanız tam da diskin olduğu yere ışınlanabilirsiniz. Bu disklerin içinde omnimetreyi kullanan kişinin tüm atomlarının dolanık ikizleri ve kullanan kişinin atomlarının dizilim bilgisi bulunur. Dolanık atomlar özel bir teknikle üper pozisyona sokulurlar. Bu atomların gözlenene kadar var olmadığı (kuantumdaki süper pozisyondan farklı olarak) bir seçilim durumudur. Bu durumda dolanık atomlar o evrende yokturlar ama farklı bir evrende vardırlar. Kişi, ışınlanmayı hayal ettiğinde nöral ağından veri çekebilen omnimetre, ışınlanmak istediğini anlayıp diskteki dolanık atomları gözlemler böylece var olmayan atomlar (var olmadıkları için istediğiniz kadar atomu küçük bir diske sığdırabilirsiniz.) tam da sizin atom dizilişinizde varlık durumuna geçerler. Peki arkada kalan size ne oluyor? Aslında bir şey olmuyor o kişinin bakış açısından kişi ışınlanmıyor. Daha basit bir şekilde açıklamak gerekirse tuşa basan kişi aynı konumda ve durumda farklı bir evrene gitmiş, diskin bulunduğu kısımda ise farklı bir evrenden tam o konumda bulunan sizin dolanık ikiziniz sizin evreninize gelmiştir. Bilim adamları ise tuşa basan kişinin dolanma parametrelerine yeni bir tanesini ekleyerek tuşa basan kişinin, enerjiye dönüşerek yok olacağı bir evrene gitmesini sağlamaktadırlar. Böylece bilinç paylaşımı sorununu da çözmüş olurlar. Kısaca şu anki ışınlanma diskleri kum saati gibi çalışmaktadır. Tıpkı kumun bir bölmede yok olup diğer bölmede var olması gibi. Bu omnimetreleri kullanarak görevli subaylar paralel evrenler arasında gezip, belirli sorunlar için spesifik çözümler sağlayacak alet, canlı, madde gibi şeyleri bulurlar. EAAB’nin tüm işleri ise bu evrenlerin birleşmesinden (bu olay EAABde küçük patlama olarak adlandırılır) sonra aksamıştır.

EAAB binası küçük patlamadan 42 saat önce:

“Evrenler arası bilgi depolamak için ne kadar güzel bir gün” dedi teknisyenin biri, sonra bilgiyi depolamak için günün güzel ya da harika olmasına gerek olmadığını ve bunun onun işi olduğunu hatırladı. Diğer hatırladığı şey ise bugünün 7 Mart Dünya 7 cm’den kısa saçlılar günü olduğunu hatırladı ve tanıdığı 7 cm’den kısa saçlı kişilere toplu mesaj attı. Çalışma saati geldiğini fark edip her zamanki gibi kendisine bildirim gelmesini bekledi ve yine her zamanki gibi kısa bir süre sonra bildirim geldi.” Merhaba Lax, yine BrungHon bölgesinde su krizi çıktı. Bu sefer geçen seferkinden daha kalıcı bir çözüme ihtiyacımız var”. Lax bu mesajı okuyunca, duvara yapıştırılmış bir kâğıdın üzerinde yazan Su Krizi yazısının altındaki 57 yazısını silip yerine 58 yazdı. Küçük ofisinde biraz etrafına bakındıktan sonra analizatörün kablosunu buldu. Kablonun ucundaki manyetik kısmı sol şakağındaki manyetik kısımla birleştirdi. Hologramının üstünden yarısı yenmiş pizzasını çektikten sonra makineyi çalıştırdı. Zihninden hologramdaki yapay zekayla konuşmaya başladı.

“Öncelikle 78.1232.10290 numaralı biti kontrol edebilir misin?”

“Tabii ki, O bitin içinde BrungHon gibi olan 78 yer belirlendi. Bu 78 yer 23 farklı gezene yayılmış durumdalar ve bu 23 gezegenden 12’sinde yeterli zekâ gelişim göstermiş. 12’nin ise sadece 3 tanesinde su krizi yaşanmış. Sadece 1 tanesinde bu soruna çözüm üretilmiş.”

“Çözümü yükler misin?”

“Çözüm yükleniyor… Tamamlandı.”

“Çözümü kısaca özetle”

“Hiryosikozvelüküler mekraj sayesinde…”

“Cevabı durdur. Çözümü kısaca ve anlaşılır şekilde özetle.”

“Belli bir kesim başka bir kesimi köle ırk kabul edip, amaçlarının kuyu kazarak su çıkartmak olduğuna inandırmışlar. O ırk sadece kuyu kazıp ölmekten ibaret bir hayat yaşamaktadır. Diğer kesim ise daha az efor sarf ettikleri için daha az su ihtiyacı duyup diğer ırkın ürettiği su ile yaklaşık 64 yıldır yaşamaktadırlar.”

“Bu çözümü kullanamam. Omnimetre verilerini getir.”

“Bu işlem çok fazla veri olduğu için 76 milyar yıl sürecektir. Onaylıyor musunuz?”

“Hayır, düzeltme omnimetreden sadece işime yarayacak verileri çek.”

“12 dakika sonra verileriniz hazır. Efendim bu süreyi beklerken 6 Mart Dünya Salsa günüyle ilgili paylaşım yapmayı unuttuğunuzu size hatırlatmam gerek. Sizin için bir görsel oluşturup paylaşayım mı?”

“Olur”

“Görsel için bir renk teması ve bir karakter seçer misiniz?”

“Renk kırmızı ve karakter ise siyah saçlı, dansçı, siyah elbiseli, kadın, Güney Amerika, 4k, foto-gerçekçi”

“Teşekkür ederim efendim kalan 10 dakikanızın tadını çıkartın.”

Lax beklerken Doblife’daki avatarına girmeye karar verdi. Doblife hayalinizdeki hayatı yaşadığınız bir çeşit simülasyondur ama aklınıza sizin evreninizdeki VR oyunu gibi bir şey gelmesin bu ondan ziyade kontrol edemediğiniz bir rüya gibidir. Hayalinizdeki hayatı aşırı gerçekçi bir şekilde yaşarsınız ama efor sarf etmenize gerek yoktur. Mantığı ise tıpkı rüyaya girmek gibidir. Rüyada gördükleriniz yaşamınızdan aldığınız çeşitli girdilerin yansımalarıdır ama bu girdiler düzenli olmadıkları için rastgele olaylar görürsünüz. Bu alet ise özel bir makine yardımıyla sizi rüya haline sokar sonra ise beyninize doğru girdileri vererek rüyanızı kontrol eder. Lax eşinden ayrılıp golf kariyerine devam ettikten sonra tekrar aşkı buldu. Bu sırada 10 dakika geçmişti ve Lax’ın kurduğu alarm çalmaya başladı. Analizatörün kablosunu tekrar kafasına taktıktan sonra:

“İşlem tamamlandı mı?”

“Evet, istediğiniz veriler kullanılmaya hazır.”

“Bilgileri holograma yansıt.”

Bilgiler holograma yansır.

“Tamam şöyle yapalım. Bu bite KP-123**192 evrenindeki gayzer mekaniğini ekle ve AÇ-12*1212 evreninden ise bazlarum koliborfisi oluşması için gerekli koşullardan oluştur. Bu evrendeki matematik uyumunu 97 yap. Sanırım bu kadar yeterli olur.”

“Efendim sosyokültürel etkilerden satranç 2 oyununu kapattırmak isteyebilirsiniz çünkü gayzer mekaniği ile iyi çalışmıyor.”

“Tamam, sosyokültürel sekmesine gir, oyunları seç, satranç 2’nin görünürlüğünü kapat. Kaydete bas, bir kere daha bas. Tamamdır eklemeyi başlat sonra da zaman vektörünü hızlandır.”

“İşlem başlatıldı. 12 yıl geçti… 28 yıl geçti… 128 yıl geçti… 3 milyon yıl geçti… HATA, HATA, HATA, HATA”

“Yine mi Crash yedik. İyi ki kaydetmişim. Son kayıtları yükle.”

“Son kayıtları yüklerseniz evrenin kazandığı tüm gelişmeler silinecektir emin misiniz?”

“Evet silebilirsin.”

“Son kayıt yüklendi.”

“Hatanın sebebi nedir?”

“Hataların birden fazla sebebi olur, bazen kişisel bazen toplumsal sebepleri vard…”

“Hayır, hayır. Bundan önceki evren geliştirme hatasından bahsediyorum, hani hata verdi ya program!”

“O hatanın sebebi belirlendi, size anlatmak yerine o sürede hatayı çözebilirim.”

“Tamam çöz.”

“Hata çözüldü. Tekrar denemek ister misiniz?”

“Her şeyi bana sorma artık. Düşünsel onay özelliğini kapat sezgisel onayı aç.”

“Sezgisel onay açıldı. Artık sizden aldığımız verilerle oluşturduğumuz simülasyonunuz ile cevaplarınız tahmin edilecektir.”

“Evren geliştiriliyor… 12 yıl… 33 yıl… 489 yıl… 1010 yıl… 4879 yıl… 2 milyon yıl… 145 milyon yıl… Çözüm bulundu.”

“Sonunda”

“Sezgisel emir: Çözümü açıkla, Sezgisel yanıt: eklediğiniz yeni fizik ve özelliklerle evren farklı şekilde gelişti ve atom dizilimini yediği maddeye göre değiştirebilen bir canlı türü evrimleşti bu canlıyı kullanmayı ve evcilleştirmeyi çözen kabilemiz bu canlıya tek damla su vererek tüm vücudunun suya dönüşmesini sağladılar. Çözüm yararlılık oranı %98.9999976”

“Ne bu canlı… nasıl olur! Çabuk…”

“Sezgisel soru: bu canlının yiyebildiği maddeler neler? Sezgisel yanıt: nerdeyse her element ve bileşik. Sezgisel emir: Çözümü yükle Sezgisel yanıt: Çözüm yüklendi.”

Lax kafasındaki kabloyu çekip hızla yüklenen veriyi aldı. Ofisinden çıkıp yöneticisinin yanına gitti. Bulduğu canlı türünden bahsetti ve onu su sıkıntısı dışında da kullanabileceklerini söyledi.

“Yalnız bu tarz entropiye karşı gelen canlıları daha önce de bulduk.” Dedi Patronu.

“Ama bu nerdeyse her şey ile etkileşebiliyor. Bu canlı ile yapabileceklerimizi bir düşünün.”

“O zaman hemen bir ekip gönderilsin bu canlının olduğu paralel evreni aramaya başlayın.”

Bir gezginler ekibinin başına Lax verildi ve yeterli bütçenin çıkmasını bekledikten sonra göreve başlamaya hazırdılar. Paralel evrenler arası yolculuk için yanınıza almanız gereken en önemli şeyler:

1-     Herhangi bir çoklu dil iletişim cihazı.

2-     Bant ve bıçak

3-     Herhangi bir markanın beslenme kapsülü. (YE-Me markası dışında)

4-     Fener ve düdük (bunlardan korkan multi-dimansionel yaratıkların sayısını duysanız şaşırırsınız)

5-     Ve hâlâ yeriniz kaldıysa havlu. (Eski basımlarda kesin almanız önerilirdi ama havlusu kirlenince havlusunu temizleyecek bir havlu bulamadığı için delirenlerin sayısı artmaya başlayınca havlunun alınması kişiye bırakıldı.)

Kıdemli bir subay gitmeleri gereken rotayı hesapladı. Tam olarak hangi evrende olduğu bilinmese de bir tahminleri vardı. Lax daha önce hiç evrenler arası yolculuk yapmamıştı. Dalgın bir şekilde yere bakarken tek düşünebildiği “EVRENLER ARASI YOLCULUKTA İNSANLARIN BAŞINA GELEN 7 İLGİNÇ OLAY| İNANAMAYACAKSINIZ!!??” adlı bir YouTube videosuydu (Evet, YouTube).

 “Efendim hazır mısınız?”

“Evet, hazırım ama bir sorum var. Kusmuğumuzda boğulma olasılığımız nedir?”

Lax yaklaşık 3,14159263 saat içinde uzman ekibi sayesinde dedikleri canlının bulunduğu bir evren bulmuşlardı. Canlıyı özel bir kutunun içinde EAAB binasına getirdiler. Evrenler arası düzen yasası gereğince evrenin düzenini bozmayacak bir miktarda alabilirlerdi ki bu durum için bu birdi. Patronları Zirgon, canlıyı görünce sevindi.

“Daha önce büyük bir çözüm keşfetmiş miydin?”

“Hayır Bay Zirgon.”

“Tamamdır o zaman bu senin için bir şans. Asistanım sana yapman gerekenleri anlatacak”

Lax, Bay Zirgon’un asistanının yanına gitti ve asistanı ona bir hafıza bandı verdi. Hafıza bandı içerisinde bilgi barındırabilen bantlardır. Bu bandı vücudunuza yapıştırırsanız nöronlarınıza depoladığı bilgiyi barındıran uyaranlar gönderir. Lax ofisinden evine gidince (Yani Doblife’a girince). Yeterince dinlenip bandı yapıştırdı. Banttan Lax’ın nöronlarına şöyle bir sinyal iletildi:

Trrrrum, Trrrrum, Trrrrum! Trak tiki tak! Anlamı ise:

Merhabalar harika çözümler üreten harika şahıs;

Tahminen şu an aklınızdan “Çözümü buldum peki şimdi ne yapacağım?” diye düşünüyorsunuzdur. Merak etmeyin sizin için bir kılavuz hazırladık.

İlk olarak rahatlayın ve başarınızın tadını çıkartın. Ve işte bu kadar, tüm yapmanız gerekenler bunlar.

Gerisini ise uzmanlarımız halledecekler. Eğer sorun yeniyse hedeflenen arz talebin oluşması beklenecek sonra ise sorundan mustarip insanları üzmeyecek bir aylık abonelik fiyatıyla onlara sunulacaktır (Hem de ilk ay ücretsiz). Destekleriniz ve çabalarınız için teşekkür eder ve 8 Mart Dünya mermer işçileri gününüzü kutlarız.

Lax şaşırmıştı ama önce Doblife’daki kendi adına açılacak stadyumun açılışına katılmalıydı. İşi bittikten sonra Doblifedan çıkıp patronunun yanına gitti.

“Efendim, ben bu işlerden anlamam ama su sorunu çeken kişilere bunu aylık abonelikle satmak bana doğru gelmedi.”

“Su krizi yaşayanlara mı? Onlara bu çözümü sunmayacağız, bunu daha büyük sorunların çözümü gibi pazarlayacağız. Bulduğun şeyin değerinin farkında değilsin sanırım. Enerji krizi çözüldü ya da artık herkes elmas sahibi olacak. Hangisi daha iyi geliyor kulağa?”

“Sanırım enerji krizli olan”

“Bana da daha iyi geldi. Başka diyeceğin bir şey var mı?”

“İzin verirseniz bulduğumuz canlıyı bir daha incelemek isterim.”

“İzin senindir.”

Lax emin değildi ama sanırım canlıyı kaçırıp su krizini kendisi çözecekti (hem de her ay bedava). Kapıdaki görevlilere oraya girmesine izin verecekleri birkaç belge ve kart gösterdi. Artık içerdeydi. O sırada canlının üzerinde deney yapılmaktaydı. İlk olarak üstüne bir tutam altın atılıyordu, canlı altına dönüştükten sonra canlının yarısı alınıyordu. Ardından yoğunluğu düşük bir maddeyle besleyip hacmi arttırılıyor ve tekrar altın değdiriliyordu. Lax oradaki iki bilim adamına özel bir deney için izin aldığını söyledi ve onlar gidince canlıya kıyafetinden bir parçayı verdi. Canlı … çok fazla canlı dedik bu canlıya Bohr diyelim. Bohr kumaşa dönüştü ve Lax onu katlayıp cebine koydu. Sakince laboratuvardan çıktı.

5 dakika sonra:

Lax, 27 görevliden kaçarken yarısı patlamış binanın ortasında kalmıştı. Sağına baktığında bir kapı gördü. Oraya girmekten başka çaresi yoktu. Orası küçük bir depoydu. Etrafında Bohr’u geri vermesini anons eden düzinelerce robot vardı. Bu kadar teknolojik gelişme olup da güvenlik sektörünün gelişmeyeceğini nasıl düşündü bilmiyorum ama Lax dünyanın en saçma planını yapmıştı. Bu durumdan kurtulması için uzun zamandır yapmadığı bir şey yapması gerekiyordu: Beynini kullanmak.

“Buradaki aletlerin bir listesini çıkart ve birbiriyle en uyumlu birleşimlerini oluştur” dedi Lax.

Sanırım daha beynini kullanmaya başlamamıştı. Neyse ki kısa bir süre içinde yapay zekâ yardımcısının yanında olmadığını fark etti. Etrafına bu sefer alıcı gözle bir kez daha baktı. Bir tüpün arkasını kesti içine tüp ile aynı yarıçapta bir plaka yerleştirdi ve arkasından Bohr’u koydu. Küçük gaz tanklarından birkaç tanesini alıp o tüpe bağladı. Tüpün kesik olan arka kısmına tek hareketle açılıp kapanabilen bir kapak taktı. Gaz tanklarının vanasını bir tetik sistemine bağladı. Kapağı tek hareketle açıp içine temizlik için kullanılan hidroflorik asiti döktü. Sonra robotlar onu buldu, yakaladı, gerekli tutanaklar tutuldu, Lax ifade verdi, laboratuvarın altındaki bir hücreye atıldı, Lax’ın ağlaması dindi, robotlar tam olarak denileni yaptı ve Bohr’un bulunduğu tüplü alet ile laboratuvara götürüp koydular, denilmediği için Bohr’un hidroflorik asite dönüşüp dönüşmediğini kontrol etmediler, Bohr artık hidroflorik asitti, zeminleri eriterek yavaş yavaş en aşağı kata kadar düşüyordu. Bu sürecin çok yavaş gerçekleşeceğini düşünmüş olabilirsiniz ama şirket, elektronik aletler çok ucuz olduğu için çalışanların ağırlığını azaltan bir kemer almanın yapıyı betondan yapmaktan daha ucuza geleceğini fark ettiği için yapıyı strafordan yapmıştı. Bu yüzden hidroflorik asit olan Bohr, sıcak bıçağın tereyağını eritmesi gibi ilerliyordu. En alttaki beton kısma ulaşıncaya kadar (ki orası Lax’ın tutulduğu hücrenin zemini oluyor) ilerledi. Lax gördüğüne şaşırmıştı ta ki yukarıdan gelen “Asit Merdlon’un içinden geçti, biri yardım etsin!” sesine kadar. Artık duyduğu şeye şaşırıyordu. Olay yerindeki polis robotlar artık emindi insan öldürmekten Lax’ı suçlu bulmalıydılar. Öyle de yaptılar. Lax kendini açıklamaya çalışsa da çok bir işe yaramadı. Cinayetin cezası belliydi: Suların her zaman diz seviyesinin aşağısında bulunmak zorunda olduğu ve suların üstünde bulunan elma ağaçlarının hâkim kararı olmadıkça yenmek istemedikleri için onlara yaklaştığınızda uzaklaştığı bir evrene sürgün edilmek. Bu evrende ne zaman su içmek için eğilseniz sular diz seviyenizin altına doğru azalıyorlar ve ne yaparsanız yapın su içemiyorsunuz. Aynı şekilde üstünüzdeki elma ağaçlarına da uzanmanız fayda etmiyor. Ayrıca oranın havasında çok az miktarda da olsa besin ve su üreten bakteriler bulunduğu için deriniz difüzyon ile bu besin ve suyu emiyor böylece açlıktan ya da susuzluktan ölmeniz çok uzun sürüyor. Lax çok kısa süre içinde kendini çok saçma bir durum içinde bulmuştu. Paralel evrenler arası seyahat icat edildiğinden beri hep böyle oluyordu. İşler çok kısa sürede saçmalaşıyordu. Lax durumu kabullendi ve duruşmaya gitti.

16… “Son isteğin nedir?” dedi görevli robot 15… “Bohr‘un da benimle gelmesi ”dedi Lax 14…İsteği gerçekleştirilmek zorundaydı. En azından bu türünün tek örneği değildi gidip yenisini alırlardı 13… Bohr’a kumaş verildi 12… sonra Bohr’dan yapılan bir pelerin Lax’a giydirildi 11… Görevliler Lax’a son bir tavsiye verdi “duyduğuma göre gerçekten emin bir şekilde rica edersen elma ağaçları hakim kararın olduğuna inanıyormuş” 10… Lax sadece Doblife’daki eşini düşündü (ikinci olan) 9… kimse bir şey yapmadı 8… birisi hapşırdı 7… kimse çok yaşa demedi 6… paralel evren geçiş noktasına gelmişlerdi 6… biraz duraksadılar 5,4,3 ve 2… Lax geçişe adımını attı 1… tam geçiş noktasındayken küçük patlama gerçekleşti. -1… bir otobüsün içindeydi, pencereden baktığında etrafta sadece hiçlik vardı. -2… “Oh harika, yeni birisi daha!” dedi otobüsün farklı koltuğunda oturan aslanımsı adam.

Yorumlar

Yorum Gönder