Parodimansion 3.Bölüm
Hepsi farklı kapsüllerden birbirlerine bakmaktaydılar. Yarı
baygın halde Çelik kapsülü kırmayı denedi ama bir işe yaramadı. Şimdi de onları
test odalarına götürüyorlardı. Uzay görüntü olarak bir şey hatırlamasa da
duyduğu sesler şöyleydi:
“+’TAcıvobon7onğ ıwğnUŞŞf IUug IYF *tıkırt *tokurt”
“J PU=/ĞOISNL” sonra kulağının arkasında bir acı
hissetmişti.
“Tamam hallettim. Sanırım tüm iletişim kanallarını aktif
ettim.”
“Sağlık durumu da iyi duruyor.”
*hışırt 800mg büronyum
verelim.” Sonrasında Uzay bayıldı. Sonra ise ayıldı.
“Siz kiiimmsiiiiniiz…” cümle kurmak için fazla yorgundu ve
bayıldı.
QĞ-12*12345 evreninde yaklaşık 123 yıldır paralel evrenler
arası yolculuk edilebiliyordur, üstelik bizim evrenle, bantların kaybolan
uçlarını bulmak için yeni bir yöntem keşfedene kadar aynıydılar (tabii bu
evrendeki insanların daha kısa boylu ve daha maymuna benzer olmaları dışında).
Bu evrendeki bir kurum olan EAAB’ın (Evrenler Arası Araştırma Birliği) en büyük
amaçlarından biri kendi evrenlerindeki sorunları çözmek için sonsuz olasılığın
gücünden yararlanmaktır. Paralel evrenler arası yolculuk edebilince işlerin
kolay olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yaklaşık 10 üzeri
947924691178019791649761097621767627016041640714642706476197610974617 tane
evren kataloglanmış olsa da bu sayı tüm evrenlerin yüzde
0,0000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000000001
bile yapmamaktadır. EAABda işler şöyle yürür, gezginler ekibi, evrenler arası
gidip gelerek oradaki evrenlerden bilgi edinirler ve bu bilgileri süper
bilgisayarlar yardımıyla özel tasarlanmış veri tabanlarına aktarırlar. Bu veri
tabanlarının her bir biti yeterli genişlemeye ulaşmış ve bundan dolayı sonsuz
durgunluğa ulaşmış evrenlerden oluşmaktadır. Ters ateşleme denilen bir teknikle
bu evrenlerde yeni bir kozmik enflasyon oluştururlar. Bu genişlemeyi tamamen
kontrol edebildikleri için o evrende tam da istedikleri gibi canlı formlarının
oluşmasını sağlarlar. Bu canlı formları da verilen bilgiyi öyle bir işler ki o
tek bir veriden çok fazla yorum ve sonuç üretirler ayrıca diğer bitlerle
(evrenlerle) de bağlantılı oldukları için bu işlenen verilerle yapay nöral ağlar
oluşturulur tabii ki kozmik ölçekte bir ağ. Böylece veri depolanmakla kalmaz
ayrıca depolandığı süre boyunca ekstra çaba sarf etmeden yeni verilerin elde
edilmesi sağlanır ama bu evrenlere yolculuk edilemez çünkü bu evrenler yapay
evrenlerdir. Bu aşamalarda elde edilen veriyi, uzman kozmik ağ geliştiricileri omnimetre
denilen özel aygıtlara aktarırlar. Bu aygıtlar bir silahın tutmaç ve tetik
kısımlarını içeren ama bunların üstünde bir ekran ve tuhaf bir nişan kısmı olan
bir cep bilgi işleme, ölçme, üretme ve keşfetme aracıdır. Aynı zaman da silahın
şarjörünün olduğu kısımda, bu alet ışınlanma diskleri barındırır. Bunun amacı
zorlu evren koşullarından daha hızlı kurtulmaktır. Işınlanma disklerini
kullanmak için tek yapmanız gereken ışınlanmak istediğiniz yere hedef alıp
tetiği çekmek ve oraya bir disk bırakmak sonra ise ışınlanmayı hayal etmeniz yeterli.
Bu adımları uygularsanız tam da diskin olduğu yere ışınlanabilirsiniz. Bu
disklerin içinde omnimetreyi kullanan kişinin tüm atomlarının dolanık ikizleri
ve kullanan kişinin atomlarının dizilim bilgisi bulunur. Dolanık atomlar özel
bir teknikle üper pozisyona sokulurlar. Bu atomların gözlenene kadar var
olmadığı (kuantumdaki süper pozisyondan farklı olarak) bir seçilim durumudur.
Bu durumda dolanık atomlar o evrende yokturlar ama farklı bir evrende
vardırlar. Kişi, ışınlanmayı hayal ettiğinde nöral ağından veri çekebilen
omnimetre, ışınlanmak istediğini anlayıp diskteki dolanık atomları gözlemler
böylece var olmayan atomlar (var olmadıkları için istediğiniz kadar atomu küçük
bir diske sığdırabilirsiniz.) tam da sizin atom dizilişinizde varlık durumuna
geçerler. Peki arkada kalan size ne oluyor? Aslında bir şey olmuyor o kişinin
bakış açısından kişi ışınlanmıyor. Daha basit bir şekilde açıklamak gerekirse
tuşa basan kişi aynı konumda ve durumda farklı bir evrene gitmiş, diskin
bulunduğu kısımda ise farklı bir evrenden tam o konumda bulunan sizin dolanık
ikiziniz sizin evreninize gelmiştir. Bilim adamları ise tuşa basan kişinin
dolanma parametrelerine yeni bir tanesini ekleyerek tuşa basan kişinin, enerjiye
dönüşerek yok olacağı bir evrene gitmesini sağlamaktadırlar. Böylece bilinç
paylaşımı sorununu da çözmüş olurlar. Kısaca şu anki ışınlanma diskleri kum
saati gibi çalışmaktadır. Tıpkı kumun bir bölmede yok olup diğer bölmede var olması
gibi. Bu omnimetreleri kullanarak görevli subaylar paralel evrenler arasında
gezip, belirli sorunlar için spesifik çözümler sağlayacak alet, canlı, madde
gibi şeyleri bulurlar. EAAB’nin tüm işleri ise bu evrenlerin birleşmesinden (bu
olay EAABde küçük patlama olarak adlandırılır) sonra aksamıştır.
EAAB binası küçük patlamadan 42 saat önce:
“Evrenler arası bilgi depolamak için ne kadar güzel bir gün”
dedi teknisyenin biri, sonra bilgiyi depolamak için günün güzel ya da harika
olmasına gerek olmadığını ve bunun onun işi olduğunu hatırladı. Diğer
hatırladığı şey ise bugünün 7 Mart Dünya 7 cm’den kısa saçlılar günü olduğunu
hatırladı ve tanıdığı 7 cm’den kısa saçlı kişilere toplu mesaj attı. Çalışma
saati geldiğini fark edip her zamanki gibi kendisine bildirim gelmesini bekledi
ve yine her zamanki gibi kısa bir süre sonra bildirim geldi.” Merhaba Lax, yine
BrungHon bölgesinde su krizi çıktı. Bu sefer geçen seferkinden daha kalıcı bir
çözüme ihtiyacımız var”. Lax bu mesajı okuyunca, duvara yapıştırılmış bir kâğıdın
üzerinde yazan Su Krizi yazısının altındaki 57 yazısını silip yerine 58 yazdı.
Küçük ofisinde biraz etrafına bakındıktan sonra analizatörün kablosunu buldu.
Kablonun ucundaki manyetik kısmı sol şakağındaki manyetik kısımla birleştirdi. Hologramının
üstünden yarısı yenmiş pizzasını çektikten sonra makineyi çalıştırdı. Zihninden
hologramdaki yapay zekayla konuşmaya başladı.
“Öncelikle 78.1232.10290 numaralı biti kontrol edebilir
misin?”
“Tabii ki, O bitin içinde BrungHon gibi olan 78 yer
belirlendi. Bu 78 yer 23 farklı gezene yayılmış durumdalar ve bu 23 gezegenden
12’sinde yeterli zekâ gelişim göstermiş. 12’nin ise sadece 3 tanesinde su krizi
yaşanmış. Sadece 1 tanesinde bu soruna çözüm üretilmiş.”
“Çözümü yükler misin?”
“Çözüm yükleniyor… Tamamlandı.”
“Çözümü kısaca özetle”
“Hiryosikozvelüküler mekraj sayesinde…”
“Cevabı durdur. Çözümü kısaca ve anlaşılır şekilde özetle.”
“Belli bir kesim başka bir kesimi köle ırk kabul edip,
amaçlarının kuyu kazarak su çıkartmak olduğuna inandırmışlar. O ırk sadece kuyu
kazıp ölmekten ibaret bir hayat yaşamaktadır. Diğer kesim ise daha az efor sarf
ettikleri için daha az su ihtiyacı duyup diğer ırkın ürettiği su ile yaklaşık
64 yıldır yaşamaktadırlar.”
“Bu çözümü kullanamam. Omnimetre verilerini getir.”
“Bu işlem çok fazla veri olduğu için 76 milyar yıl
sürecektir. Onaylıyor musunuz?”
“Hayır, düzeltme omnimetreden sadece işime yarayacak
verileri çek.”
“12 dakika sonra verileriniz hazır. Efendim bu süreyi
beklerken 6 Mart Dünya Salsa günüyle ilgili paylaşım yapmayı unuttuğunuzu size
hatırlatmam gerek. Sizin için bir görsel oluşturup paylaşayım mı?”
“Olur”
“Görsel için bir renk teması ve bir karakter seçer misiniz?”
“Renk kırmızı ve karakter ise siyah saçlı, dansçı, siyah
elbiseli, kadın, Güney Amerika, 4k, foto-gerçekçi”
“Teşekkür ederim efendim kalan 10 dakikanızın tadını
çıkartın.”
Lax beklerken Doblife’daki avatarına girmeye karar verdi.
Doblife hayalinizdeki hayatı yaşadığınız bir çeşit simülasyondur ama aklınıza
sizin evreninizdeki VR oyunu gibi bir şey gelmesin bu ondan ziyade kontrol
edemediğiniz bir rüya gibidir. Hayalinizdeki hayatı aşırı gerçekçi bir şekilde
yaşarsınız ama efor sarf etmenize gerek yoktur. Mantığı ise tıpkı rüyaya girmek
gibidir. Rüyada gördükleriniz yaşamınızdan aldığınız çeşitli girdilerin
yansımalarıdır ama bu girdiler düzenli olmadıkları için rastgele olaylar
görürsünüz. Bu alet ise özel bir makine yardımıyla sizi rüya haline sokar sonra
ise beyninize doğru girdileri vererek rüyanızı kontrol eder. Lax eşinden
ayrılıp golf kariyerine devam ettikten sonra tekrar aşkı buldu. Bu sırada 10
dakika geçmişti ve Lax’ın kurduğu alarm çalmaya başladı. Analizatörün kablosunu
tekrar kafasına taktıktan sonra:
“İşlem tamamlandı mı?”
“Evet, istediğiniz veriler kullanılmaya hazır.”
“Bilgileri holograma yansıt.”
Bilgiler holograma yansır.
“Tamam şöyle yapalım. Bu bite KP-123**192 evrenindeki gayzer
mekaniğini ekle ve AÇ-12*1212 evreninden ise bazlarum koliborfisi oluşması için
gerekli koşullardan oluştur. Bu evrendeki matematik uyumunu 97 yap. Sanırım bu
kadar yeterli olur.”
“Efendim sosyokültürel etkilerden satranç 2 oyununu
kapattırmak isteyebilirsiniz çünkü gayzer mekaniği ile iyi çalışmıyor.”
“Tamam, sosyokültürel sekmesine gir, oyunları seç, satranç
2’nin görünürlüğünü kapat. Kaydete bas, bir kere daha bas. Tamamdır eklemeyi
başlat sonra da zaman vektörünü hızlandır.”
“İşlem başlatıldı. 12 yıl geçti… 28 yıl geçti… 128 yıl
geçti… 3 milyon yıl geçti… HATA, HATA, HATA, HATA”
“Yine mi Crash yedik. İyi ki kaydetmişim. Son kayıtları
yükle.”
“Son kayıtları yüklerseniz evrenin kazandığı tüm gelişmeler
silinecektir emin misiniz?”
“Evet silebilirsin.”
“Son kayıt yüklendi.”
“Hatanın sebebi nedir?”
“Hataların birden fazla sebebi olur, bazen kişisel bazen
toplumsal sebepleri vard…”
“Hayır, hayır. Bundan önceki evren geliştirme hatasından
bahsediyorum, hani hata verdi ya program!”
“O hatanın sebebi belirlendi, size anlatmak yerine o sürede
hatayı çözebilirim.”
“Tamam çöz.”
“Hata çözüldü. Tekrar denemek ister misiniz?”
“Her şeyi bana sorma artık. Düşünsel onay özelliğini kapat
sezgisel onayı aç.”
“Sezgisel onay açıldı. Artık sizden aldığımız verilerle
oluşturduğumuz simülasyonunuz ile cevaplarınız tahmin edilecektir.”
“Evren geliştiriliyor… 12 yıl… 33 yıl… 489 yıl… 1010 yıl… 4879
yıl… 2 milyon yıl… 145 milyon yıl… Çözüm bulundu.”
“Sonunda”
“Sezgisel emir: Çözümü açıkla, Sezgisel yanıt: eklediğiniz
yeni fizik ve özelliklerle evren farklı şekilde gelişti ve atom dizilimini
yediği maddeye göre değiştirebilen bir canlı türü evrimleşti bu canlıyı
kullanmayı ve evcilleştirmeyi çözen kabilemiz bu canlıya tek damla su vererek
tüm vücudunun suya dönüşmesini sağladılar. Çözüm yararlılık oranı %98.9999976”
“Ne bu canlı… nasıl olur! Çabuk…”
“Sezgisel soru: bu canlının yiyebildiği maddeler neler?
Sezgisel yanıt: nerdeyse her element ve bileşik. Sezgisel emir: Çözümü yükle
Sezgisel yanıt: Çözüm yüklendi.”
Lax kafasındaki kabloyu çekip hızla yüklenen veriyi aldı.
Ofisinden çıkıp yöneticisinin yanına gitti. Bulduğu canlı türünden bahsetti ve
onu su sıkıntısı dışında da kullanabileceklerini söyledi.
“Yalnız bu tarz entropiye karşı gelen canlıları daha önce de
bulduk.” Dedi Patronu.
“Ama bu nerdeyse her şey ile etkileşebiliyor. Bu canlı ile
yapabileceklerimizi bir düşünün.”
“O zaman hemen bir ekip gönderilsin bu canlının olduğu
paralel evreni aramaya başlayın.”
Bir gezginler ekibinin başına Lax verildi ve yeterli
bütçenin çıkmasını bekledikten sonra göreve başlamaya hazırdılar. Paralel
evrenler arası yolculuk için yanınıza almanız gereken en önemli şeyler:
1-
Herhangi bir çoklu dil iletişim cihazı.
2-
Bant ve bıçak
3-
Herhangi bir markanın beslenme kapsülü. (YE-Me markası
dışında)
4-
Fener ve düdük (bunlardan korkan
multi-dimansionel yaratıkların sayısını duysanız şaşırırsınız)
5-
Ve hâlâ yeriniz kaldıysa havlu. (Eski basımlarda
kesin almanız önerilirdi ama havlusu kirlenince havlusunu temizleyecek bir
havlu bulamadığı için delirenlerin sayısı artmaya başlayınca havlunun alınması
kişiye bırakıldı.)
Kıdemli bir subay gitmeleri gereken rotayı hesapladı. Tam
olarak hangi evrende olduğu bilinmese de bir tahminleri vardı. Lax daha önce
hiç evrenler arası yolculuk yapmamıştı. Dalgın bir şekilde yere bakarken tek
düşünebildiği “EVRENLER ARASI YOLCULUKTA İNSANLARIN BAŞINA GELEN 7 İLGİNÇ OLAY|
İNANAMAYACAKSINIZ!!??” adlı bir YouTube videosuydu (Evet, YouTube).
“Efendim hazır
mısınız?”
“Evet, hazırım ama bir sorum var. Kusmuğumuzda boğulma
olasılığımız nedir?”
Lax yaklaşık 3,14159263 saat içinde uzman ekibi sayesinde
dedikleri canlının bulunduğu bir evren bulmuşlardı. Canlıyı özel bir kutunun
içinde EAAB binasına getirdiler. Evrenler arası düzen yasası gereğince evrenin
düzenini bozmayacak bir miktarda alabilirlerdi ki bu durum için bu birdi. Patronları
Zirgon, canlıyı görünce sevindi.
“Daha önce büyük bir çözüm keşfetmiş miydin?”
“Hayır Bay Zirgon.”
“Tamamdır o zaman bu senin için bir şans. Asistanım sana
yapman gerekenleri anlatacak”
Lax, Bay Zirgon’un asistanının yanına gitti ve asistanı ona
bir hafıza bandı verdi. Hafıza bandı içerisinde bilgi barındırabilen
bantlardır. Bu bandı vücudunuza yapıştırırsanız nöronlarınıza depoladığı
bilgiyi barındıran uyaranlar gönderir. Lax ofisinden evine gidince (Yani Doblife’a
girince). Yeterince dinlenip bandı yapıştırdı. Banttan Lax’ın nöronlarına şöyle
bir sinyal iletildi:
Trrrrum, Trrrrum, Trrrrum! Trak tiki tak! Anlamı ise:
Merhabalar harika çözümler üreten harika şahıs;
Tahminen şu an aklınızdan “Çözümü buldum peki şimdi ne
yapacağım?” diye düşünüyorsunuzdur. Merak etmeyin sizin için bir kılavuz
hazırladık.
İlk olarak rahatlayın ve başarınızın tadını çıkartın. Ve
işte bu kadar, tüm yapmanız gerekenler bunlar.
Gerisini ise uzmanlarımız halledecekler. Eğer sorun yeniyse hedeflenen
arz talebin oluşması beklenecek sonra ise sorundan mustarip insanları üzmeyecek
bir aylık abonelik fiyatıyla onlara sunulacaktır (Hem de ilk ay ücretsiz). Destekleriniz
ve çabalarınız için teşekkür eder ve 8 Mart Dünya mermer işçileri gününüzü
kutlarız.
Lax şaşırmıştı ama önce Doblife’daki kendi adına açılacak
stadyumun açılışına katılmalıydı. İşi bittikten sonra Doblifedan çıkıp
patronunun yanına gitti.
“Efendim, ben bu işlerden anlamam ama su sorunu çeken
kişilere bunu aylık abonelikle satmak bana doğru gelmedi.”
“Su krizi yaşayanlara mı? Onlara bu çözümü sunmayacağız,
bunu daha büyük sorunların çözümü gibi pazarlayacağız. Bulduğun şeyin değerinin
farkında değilsin sanırım. Enerji krizi çözüldü ya da artık herkes elmas sahibi
olacak. Hangisi daha iyi geliyor kulağa?”
“Sanırım enerji krizli olan”
“Bana da daha iyi geldi. Başka diyeceğin bir şey var mı?”
“İzin verirseniz bulduğumuz canlıyı bir daha incelemek
isterim.”
“İzin senindir.”
Lax emin değildi ama sanırım canlıyı kaçırıp su krizini
kendisi çözecekti (hem de her ay bedava). Kapıdaki görevlilere oraya girmesine
izin verecekleri birkaç belge ve kart gösterdi. Artık içerdeydi. O sırada
canlının üzerinde deney yapılmaktaydı. İlk olarak üstüne bir tutam altın
atılıyordu, canlı altına dönüştükten sonra canlının yarısı alınıyordu. Ardından
yoğunluğu düşük bir maddeyle besleyip hacmi arttırılıyor ve tekrar altın
değdiriliyordu. Lax oradaki iki bilim adamına özel bir deney için izin aldığını
söyledi ve onlar gidince canlıya kıyafetinden bir parçayı verdi. Canlı … çok
fazla canlı dedik bu canlıya Bohr diyelim. Bohr kumaşa dönüştü ve Lax onu
katlayıp cebine koydu. Sakince laboratuvardan çıktı.
5 dakika sonra:
Lax, 27 görevliden kaçarken yarısı patlamış binanın
ortasında kalmıştı. Sağına baktığında bir kapı gördü. Oraya girmekten başka
çaresi yoktu. Orası küçük bir depoydu. Etrafında Bohr’u geri vermesini anons
eden düzinelerce robot vardı. Bu kadar teknolojik gelişme olup da güvenlik
sektörünün gelişmeyeceğini nasıl düşündü bilmiyorum ama Lax dünyanın en saçma
planını yapmıştı. Bu durumdan kurtulması için uzun zamandır yapmadığı bir şey
yapması gerekiyordu: Beynini kullanmak.
“Buradaki aletlerin bir listesini çıkart ve birbiriyle en
uyumlu birleşimlerini oluştur” dedi Lax.
Sanırım daha beynini kullanmaya başlamamıştı. Neyse ki kısa
bir süre içinde yapay zekâ yardımcısının yanında olmadığını fark etti. Etrafına
bu sefer alıcı gözle bir kez daha baktı. Bir tüpün arkasını kesti içine tüp ile
aynı yarıçapta bir plaka yerleştirdi ve arkasından Bohr’u koydu. Küçük gaz
tanklarından birkaç tanesini alıp o tüpe bağladı. Tüpün kesik olan arka kısmına
tek hareketle açılıp kapanabilen bir kapak taktı. Gaz tanklarının vanasını bir
tetik sistemine bağladı. Kapağı tek hareketle açıp içine temizlik için
kullanılan hidroflorik asiti döktü. Sonra robotlar onu buldu, yakaladı, gerekli
tutanaklar tutuldu, Lax ifade verdi, laboratuvarın altındaki bir hücreye atıldı,
Lax’ın ağlaması dindi, robotlar tam olarak denileni yaptı ve Bohr’un bulunduğu
tüplü alet ile laboratuvara götürüp koydular, denilmediği için Bohr’un
hidroflorik asite dönüşüp dönüşmediğini kontrol etmediler, Bohr artık
hidroflorik asitti, zeminleri eriterek yavaş yavaş en aşağı kata kadar
düşüyordu. Bu sürecin çok yavaş gerçekleşeceğini düşünmüş olabilirsiniz ama şirket,
elektronik aletler çok ucuz olduğu için çalışanların ağırlığını azaltan bir
kemer almanın yapıyı betondan yapmaktan daha ucuza geleceğini fark ettiği için
yapıyı strafordan yapmıştı. Bu yüzden hidroflorik asit olan Bohr, sıcak bıçağın
tereyağını eritmesi gibi ilerliyordu. En alttaki beton kısma ulaşıncaya kadar
(ki orası Lax’ın tutulduğu hücrenin zemini oluyor) ilerledi. Lax gördüğüne
şaşırmıştı ta ki yukarıdan gelen “Asit Merdlon’un içinden geçti, biri yardım
etsin!” sesine kadar. Artık duyduğu şeye şaşırıyordu. Olay yerindeki polis
robotlar artık emindi insan öldürmekten Lax’ı suçlu bulmalıydılar. Öyle de
yaptılar. Lax kendini açıklamaya çalışsa da çok bir işe yaramadı. Cinayetin
cezası belliydi: Suların her zaman diz seviyesinin aşağısında bulunmak zorunda
olduğu ve suların üstünde bulunan elma ağaçlarının hâkim kararı olmadıkça
yenmek istemedikleri için onlara yaklaştığınızda uzaklaştığı bir evrene sürgün
edilmek. Bu evrende ne zaman su içmek için eğilseniz sular diz seviyenizin
altına doğru azalıyorlar ve ne yaparsanız yapın su içemiyorsunuz. Aynı şekilde
üstünüzdeki elma ağaçlarına da uzanmanız fayda etmiyor. Ayrıca oranın havasında
çok az miktarda da olsa besin ve su üreten bakteriler bulunduğu için deriniz
difüzyon ile bu besin ve suyu emiyor böylece açlıktan ya da susuzluktan ölmeniz
çok uzun sürüyor. Lax çok kısa süre içinde kendini çok saçma bir durum içinde
bulmuştu. Paralel evrenler arası seyahat icat edildiğinden beri hep böyle
oluyordu. İşler çok kısa sürede saçmalaşıyordu. Lax durumu kabullendi ve
duruşmaya gitti.
16… “Son isteğin nedir?” dedi görevli robot 15… “Bohr‘un da
benimle gelmesi ”dedi Lax 14…İsteği gerçekleştirilmek zorundaydı. En azından bu
türünün tek örneği değildi gidip yenisini alırlardı 13… Bohr’a kumaş verildi
12… sonra Bohr’dan yapılan bir pelerin Lax’a giydirildi 11… Görevliler Lax’a
son bir tavsiye verdi “duyduğuma göre gerçekten emin bir şekilde rica edersen
elma ağaçları hakim kararın olduğuna inanıyormuş” 10… Lax sadece Doblife’daki
eşini düşündü (ikinci olan) 9… kimse bir şey yapmadı 8… birisi hapşırdı 7…
kimse çok yaşa demedi 6… paralel evren geçiş noktasına gelmişlerdi 6… biraz
duraksadılar 5,4,3 ve 2… Lax geçişe adımını attı 1… tam geçiş noktasındayken
küçük patlama gerçekleşti. -1… bir otobüsün içindeydi, pencereden baktığında
etrafta sadece hiçlik vardı. -2… “Oh harika, yeni birisi daha!” dedi otobüsün
farklı koltuğunda oturan aslanımsı adam.
Okuduktan sonra yorum yazabilirsiniz
YanıtlaSil